(Yeni Asya –17 Mart 2001)

Son zamanlarda bazı büyük iş sahiplerinin, kimi yüksek bürokratların ve bir kısım memurların kanunsuzlukları ayyuka çıktı. Bunların rüşvet ve yolsuzluklara bulaşması, büyük vurgunlar yapmaları herkesin dilinde... Devleti dolayısiyle halkı soyarak onların daha fazla yoksulluğa mahkum edilmesi hakkındaki haberler gazete manşetlerinden inmez oldu...

Bu üzücü ve düşündürücü manzara; insanımızın manen aşağıların aşağısına düşmesinin resmidir. İnsanın bu denli alçalışının baş sebebini Mehmed Akif -haklı olarak- Allah korkusunun zayıflamasına bağlıyor. Ve bu temel inancı hatırlatan âyetten ilham alarak yazdığı şiirle, konuya açıklık getiriyor.

Şiiri nazarlarınıza sunuyorum:


``Ey inananlar! Allah'tan nasıl korkmak gerekiyorsa, öylece korkun."1
Ne irfandır veren ahlaka yükseklik, ne vicdandır;
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır.
Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havf-ı Yezdan'ın...
Ne irfânın kalır te'siri kat'iyyen, ne vicdanın.
Hayat artık behimidir... hayır ondan da alçaktır;
Ya hayvan bağlıdır fıtratla, insan hürr-i mutlaktır
Behaim çıkmaz amma hilkatin sabit hududundan,
Beşer hâlâ habersiz böyle bir kaydın vücudundan!
Meğer kalbinde Mevla'dan tehaşi (sakınma) hissi yer tutsun...
O yer tutmazsa hiç mânâsı yoktur kayd-ı namusun
Hem efradın, hem ekvâmın bu histir, vrasa, vicdanı;
Onun ta'tili: insaniyyetin tevki-i hüsranı!
Budur hilkatte câri en büyük kanunu Hallak'ın:
O yüden başlar izmihlali milletlerde ahlâkın.
Fakat, ahlakın izmihlali en müdhiş bir izmihlâl;
Ne millet kurtulur, zira, ne milliyet, ne istiklâl.
Oyuncak sanmayan! Ahlâk-ı milli, rûh-i millîdir;
Onun iflâsı en korkunç ölümdür; Mevt-i Küllidir.
Olur cem'iyyet artık çaresiz pamal-i istila;
Meğer kaldırmış olsun, ruh-i sani indirip, Mevlana.
Evet bir ba'sü ba'de'l - mevte imkân vardır elbette...
Bunun te'mini, lâkin, bir yığın advara vabeste!
O cem'iyyet ki vicdanında hakim havf-ı Yezdan'dır;
Bütün dünyaya sahiptir, bütün akvama sultandır.
Fakat, efradı Allah korkusundan bi-haber millet,
Çeker, milletlerin menfuru, kıbtiler kadar zillet
(...)

Bu hissizlikle cem'iyyet yaşar derlerse pek yanlış:
Bir ümmet göster, ölmüş ma'neviyyatıyle, sağ kalmış?2
20 Ağustos 1330 (2 Eylül 1914)
Demek ki sözün özü:
``Re'sü'l- hikmeti mehafetullah!"
Yâni ``Hikmetin (ancak hayırlı işleri yapmak isteyişin) başı Allah kokusudur!"

***************
1. Âl-i İmran Sûresi, 102. âyetin bir kısmı.
2. Mehmet Akif Ersoy, SAFAHAT, Haz: M. Ertuğrul Düzdağ, İstanbul, 1990 s. 271-272

MUHSİN BOZKURT

Emekli Öğretim Görevlisi